Kadınların mücadeleyle yoğrulan kariyer yolculuğu

Derya Yüce
PAYLAŞ
  • Türkiye’de kadın istihdamı yıllar içerisinde ciddi oranda artsa da halen istenen seviyede değil. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı neredeyse erkek çalışanların yarısı kadar… 10 kadından sadece 3’ü iş hayatında yer alıyor. Türkiye’de kadın işsizlik oranı Avrupa Birliği ortalamasına göre iki kat fazla. Kadınların istihdamda yeterli paya sahip olmamasının birçok sebebi var. Cnbce.com’a konuşan Awen For Us Kurucusu Dr. Aylin Löle, kadınların sadece istihdamdan uzak olmadığını, kayıt dışı istihdamın da kadınlar için başka bir majör problem olduğuna dikkat çekti.
  • Löle, “Tüm bu engellerin yanı sıra toplumsal cinsiyete bağlı ön yargılar da eklenince kadınların kariyer yolculuğu sancılı oluyor. Bu yüzden kadınların iş hayatında güçlenmeleri için topluluklara dahil olmaları, mentörlük ve networking gibi uygulamalarla desteklenmeleri, temsil ve rol modellerle cesaretlendirilmeleri büyük önem taşıyor” dedi.
  • Kadınların kariyer yolculuğu ve istihdamda yer almaları ne kadar zorlu ve sancılı bir yol olsa da o engelleri aşan milyonlarca kadın var. O kadınlardan biri Zülal Tannur. Onun hikayesi, Türkiye’de kadın girişimciliğinin en güçlü, en vizyonlu ve en mücadeleci örneklerinden biri…
Kadınların mücadeleyle yoğrulan kariyer yolculuğu

Türkiye’de kadın istihdamı yıllar içerisinde ciddi oranda artsa da halen istenen seviyede değil. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı neredeyse erkek çalışanların yarısı kadar… 10 kadından sadece 3’ü iş hayatında yer alıyor. Türkiye’de kadın işsizlik oranı Avrupa Birliği ortalamasına göre iki kat fazla. Kadınların istihdamda yeterli paya sahip olmamasının birçok sebebi var. Cnbce.com’a konuşan Awen For Us Kurucusu Dr. Aylin Löle, kadınların sadece istihdamdan uzak olmadığını, kayıt dışı istihdamın da kadınlar için başka bir majör problem olduğuna dikkat çekti. İstihdamda yer alan kadınların yüzde 32.4’ünün sigortasız ve güvencesiz koşullarda çalıştığını belirten Löle, “Kadın işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 11.4. Bu rakam kayıt dışı çalışmanın da dahil edilmesiyle yüzde 6.8’lere kadar geriliyor” dedi.

En büyük engel: Ücretsiz bakım emeği

Kadınları iş hayatından uzak tutan toplumsal cinsiyete dayalı önyargıların yanı sıra bir başka en büyük sıkıntının ise ‘ücretsiz bakım emeği’ olduğuna dikkat çeken Löle, Oxfam’ın verilerine göre kadınların verdikleri bakım emeği ekonominin ve toplumun çarkını döndürdüğünü, bu emeğin toplam değerinin ise tüm dünyada yılda 10.8 trilyon doları geçtiğini belirtti. “Üstelik bu rakam teknoloji endüstrisinin yarattığı değerin 3 katı, ilaç endüstrisinin ise 9 katına denk geliyor” dedi. Löle, kreş ve bakım hizmetlerinin ücretsiz ya da erişilebilir olmamasının kadın istihdamının önündeki en büyük engellerden biri olduğuna işaret etti. “Dolayısıyla kadınların ekonomiye aktif katılımını istiyorsak, sadece kamunun değil özel sektörün de bu alanda destekleyici mekanizmaları hayata geçirmesi şart” ifadelerini kullandı. Tüm bu sorunların çözümünün ‘Mor Ekonomi Modeli’nden geçtiğinin altını çizen Löle, bu modele göre bakımı destekleyen emek yoğun iş yükünün azaltılmasına yönelik fiziksel altyapının temin edilmesi gerektiğini dile getirdi. “Ve elbette bu bahsettiğimiz sacayağını destekleyen yerelde ve ulusalda makroekonomik politikalar şart” dedi. Kadınlarla ilgili üretilen politikalar incelendiğinde kadınların temsilinin sınırlı olduğunu, karar alma süreçlerinde dışarıda bırakıldığını, haliyle cinsiyet temelli eşitsizliklerin giderilmesinde kadınların daha aktif karar alma süreçlerinde yer almalarını sağlayabilecek bir habitatın tüm çabalara rağmen halen olmadığını ifade eden Löle, bu alandaki tüm çabaların çok anlamlı olduğunu vurguladı.

Kadınların mücadeleyle yoğrulan kariyer yolculuğu - Resim : 1

Kadın istihdamında ‘Cam Tavan Sendromu’

Kadınların iş hayatında üst düzey görevlere gelememesinin ya da az sayıda kadın lider olmasının ‘Cam Tavan Sendromu’ ile açıklandığını hatırlatan Löle, 1970’li yıllarda ABD’de ortaya çıkan cam tavan kavramının örgütsel önyargılar ve kalıplar tarafından yaratılan, kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarına gelmelerini engelleyen görünmez, yapay engeller şeklinde ele alındığını belirtti. Löle, “Bu kavram kadınların yönetici olma konusunda sıkıntı yaşadığı tüm kurumlarda, kamu kurumlarında, farklı şirketlerde, eğitim kurumlarında ve hatta sivil toplum kuruluşlarında bile söz konusu” dedi. Kadınların iş dünyasında yönetim pozisyonlarında yer almasının önündeki engellerin sadece cam tavan metaforuyla sınırlı olmadığını, ikinci cam tavan, ters cam tavan, cam merdiven, kırık basamak, yapışkan zemin gibi isimlerle adlandırıldığını ve her birinin kadınlarının iş hayatında mücadele etmek zorunda olduğu engelleri ifade ettiğini belirten Löle, “Tüm bu engellerin yanı sıra toplumsal cinsiyete bağlı ön yargılar da eklenince kadınların kariyer yolculuğu sancılı oluyor. Bu yüzden kadınların iş hayatında güçlenmeleri için topluluklara dahil olmaları, mentörlük ve networking gibi uygulamalarla desteklenmeleri, temsil ve rol modellerle cesaretlendirilmeleri büyük önem taşıyor” dedi.

Geleceği inşa eden bir teknoloji lideri: Zülal Tannur

Kadınların kariyer yolculuğu ve istihdamda yer almaları ne kadar zorlu ve sancılı bir yol olsa da o engelleri aşan milyonlarca kadın var. O kadınlardan biri Zülal Tannur. Onun hikayesi, Türkiye’de kadın girişimciliğinin en güçlü, en vizyonlu ve en mücadeleci örneklerinden biri… From Your Eyes ve Neuro Vision Al Tech'in kurucusu ve CEO'su olan Zülal Tannur, az gören bir çocuk olarak dünyaya geldi. Görme yetisini 10 yaşında tamamen kaybeden Tannur, Önce görüntü işleme teknolojilerini kullanmaya başladı. Ancak bu cihazlardan aldığı verim kendisini tatmin etmedi ve Tannur bu teknolojinin önce geliştiricisi, sonra da lideri oldu.

Zülal Tannur’un arayışı, biyolojik görmeyi teknolojiyle mümkün kılacak sistemleri geliştirmekti. Ancak geleneksel görüntü işleme çözümleri ile biyolojik görme arasında büyük bir boşluk bulunuyordu. Tannur, bu açığı kapatmak için yürüttüğü yenilikçi çalışmalarla, sadece kendi hayatını değil, görme engelli bireylerin yaşamını da dönüştürmeyi hedefledi.

2020 yılında, bu alandaki öncü projeleri sayesinde Microsoft tarafından “Teknolojiye Yön Veren Kadın Liderlerden biri”, 2023'te ise Google’ın kadın teknoloji üreticilerine verdiği bir unvan olan “Google Women TechMaker” unvanlarına layık görüldü. Zülal Tannur’un başarıları bu kadarıyla sınırlı değil. Ürettiği teknolojiler sayesinde Microsoft tarafından 22 yıldır düzenlenen ve teknoloji dünyasının dünya kupası olarak bilinen Microsoft Imagine Cup'ta ülkemize ilk dünya şampiyonluğunu getirdi. Tannur aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde başladığı akademi yolculuğuna Arizone State University’de nörobilim ve bilişsel bilimler alanında devam ediyor.

Zülal Tannur, Cnbce.com'a verdiği röportajda sadece kendi ilham veren öyküsünü paylaşmakla kalmadı; aynı zamanda kadın girişimcilere yol gösterecek değerli tavsiyelerde bulundu.

Kadınların mücadeleyle yoğrulan kariyer yolculuğu - Resim : 2

“Geliştirdiğim projeleri görmek istemediler”

Kadın olmanın yanı sıra görme engelli bir lider olmasının yatırım dünyasında kabul görmesi açısından zaman aldığını belirten Tannur, “Genç, kadın ve en önemlisi görme engelli bir lider olmam teknolojilerimizi görmemelerine sebep oluyordu sanki. Teknolojilerimizi anlamalarını sağlarken aslında anlaşılmayan noktanın ürettiğimiz teknolojilerden öte aşamadığımız eşiğin insanların önyargıları olduğunu gördüm. Çok sıra dışı bir liderim, başarılıyım ve gencim. Bunların bir bariyer oluşturabileceğine inanmazdım” diyerek hikayesinin başında ne kadar zorlu bir süreçten geçtiğini anlatıyor. O zamanlar aradıkları yatırım desteğini Microsoft’tan aldıklarını ifade eden Tannur, Microsoft’un dünya CEO’su Satva Nadella’dan mentorluk aldığını belirtti.

“İş dünyasında erkeklerle aynı fırsatlara sahip değiliz”

İş hayatında kadınların yaşadığı zorluklardan bahseden Tannur, girişimci ekosisteminde erkek yöneticilerin çoğunlukta olduğuna dikkat çekti. "Bunun temel sebeplerinden biri kadın girişimcilerin yatırım alma oranlarının çok düşük olması, toplumsal normlar ve liderliğin eril bir iş olarak görülmesi. Yani aslında tarihten etkilenen bir yapısı da var. Kadın liderlerin bundan etkilendiğini görüyoruz. Kadınlar oldukları halleriyle değil daha maskülen liderler olabildiklerinde bu ekosistemde kalabileceklerini ve liderliklerinin kabul görebileceğini düşünebiliyorlar" dedi.

Başarılı bir iş kadını olabilmek için maskülen ya da feminen gibi bir kutbun benimsenmesine gerek olmadığının altını çizen Tannur, kadın liderlerin yetenekleriyle, analitik düşünme kabiliyetleriyle ve üretkenlikleriyle oldukça güçlü olduklarının altını çizdi. "Önemli olan bu noktaları kendimize referans olarak almamız ve değerimizi görüp potansiyelimizi açığa çıkarmamıza vesile olabilecek çevrelerde kök salmayı seçmemiz" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcilerin başarı hikayelerinin, çoğunlukla kadın girişimcileri odağına alan girişim platformlarında veya yatırım ağlarında yer bulduklarına dikkat çeken Tannur, bu durumun sosyal inovasyonlarının yalnızca etki girişimciliği bağlamında ele alma algısına benzediğini dile getirdi. “Ne zaman ki oyun teknolojileri alanında geliştirdiği bir girişimle başarılı olan bir kadını bir oyun girişimciliği ekosisteminde öne çıkarken duyarsak, o zaman kadınların eşit şekilde gösterildiğini ve yüceltildiğini söyleyebileceğiz” dedi. Tannur, otomotiv, savunma, havacılık gibi alanlardaki ekosistemlerin liderlerinin çoğunluğunun erkeklerden oluştuğunu, bu sektörlerde oransal olarak bir dengenin söz konusu olması halinde kadınların eşit temsilinden bahsedilebileceğinin altını çizdi. “İhtiyacımız olan şey kadın ve erkek iş insanlarının eşit fırsatlardan yararlanabilmesi” ifadelerini kullandı.

Kadınların mücadeleyle yoğrulan kariyer yolculuğu - Resim : 3

Tannur’un şirketi küresel pazarda hızla büyüyor

Görüntü işleme çözümleri ve biyolojik görme arasındaki boşluğu yapay görmeyle doldurma amacıyla "From Your Eyes"ın 2023'te Türkiye'de kurulduğunu belirten Tannur, 2024 yılında Amerika’daki şirketleri Neuro Vision AI Tech Inc.'i kurduklarını ve ana merkezi oraya taşıdıklarını anlattı. Tannur, biyolojik görüşü taklit eden yapay görme sistemleri tasarladıklarını, anlık görüntü işleme ve video görüntü işlemeyi hem kişiselleştirdiklerini hem de yerel cihazlarda çalışılabilir ve öğrenilebilir kıldıklarını ifade etti. "Çözümlerimiz insanlardan makinelere kadar uzanan geniş bir spektrum çevreyi yapay görme yoluyla anlamlandırabilmesini sağlıyor" diyen Tannur, geliştirdikleri çözümlerin Kuzey Amerika, Avrupa ve Ortadoğu bölgesindeki sistem entegratörleri, partnerler ve geliştiriciler tarafından büyüdüğünün altını çizdi. 430 milyar dolar olan bu pazarın 0.005'ini hedeflediklerini söyledi.